3 Haziran 2010 Perşembe

Grease Istanbul'daydı

Astoria'da geçen hafta yaşadığım sinir bozucu olaydan sonra, dün nihayet ikinci kere Grease müzikalini izleyebildim. Cumartesi ilk kez, dün yani Çarşamba da ikinci kez izledim Grease'i. İlk gün önlerde ve sağ kısımda izlediğim için, uzaktan izlemekle de koreografi anlamında açığımı kapatmış kaçırdıklarımı yakalamış oldum.

Öncelikle şunu söylememde fayda var, Grease'in 1978 film adaptasyonuna çok aşina bir bireyseniz(15 yaşında her gece Grease izleyen bir manyaktım!), müzikal versiyonun farklı olduğunu farkedebilirsiniz. Neler yok filmde olan, örneğin araba yarış sahnesi yok, Danny'nin kendisini rezil ettiği spor seçmeleri yok, Greased Lightning'in en başındaki "Well this car is automatic, it's systematic, it's hydromatic why it's greased lightnin'!" sekansı yok ve şarkıyı Kenickie söylüyor, Avustralyalı bir Sandy yok, Sandy şarkısı ve birkaç şarkı daha yok, Sandy'nin soyadı Dumbrowski, Olsson değil ve en önemlisi müzikalin başında Grease şarkısının söylendiği performans yok, şarkıların yerleri farklı, Sandy It's Raining On Prom Night'ı söylemiyor vs. Aklıma ilk gelen farklılıklar bunlar.

Konuya gelirsek, yıl 1959, müzikal Rydell marşının iki yorumuyla başlıyor, biri orijinali, biri öğrencilerin söylediği eğlenceli hali. Ardından Sandy Dumbrowski karakteri Pink Ladies'in arasındayken yazın yaşadığı aşk macerasını anlatıyor, Danny de kendi tayfasına anlatırken "Summer Nights" başlıyor. Arkasından Sandy ve Danny karşılaşıyorlar ve Danny arkadaşlarının yanında cool olmak için normalde davrandığından farklı davranınca cici Sandy'nin tepesi atıyor, Doody'nin şarkısının ardından kızların pijama partisine geçiliyor, "Freddy, My Love" şarkısını söylüyor Marty, ve araba sahnesine geçiş ile Greased Lightning söyleniyor erkekler tarafından. Sandy ve Danny'nin çekişmeli ilişkileri küsmeleri barışmaları, Rizzo'nun Sandy ile dalga geçtiği "Look at Me, I'm Sandra Dee" şarkısı, sonra Sandy hariç kadrodan "We Go Together"ı dinliyoruz.

Ardından şu meşhur balo sahnesi geliyor, Cha Cha'yı burada görüyoruz. Sandy Danny'i düşünüp "Hopelessly Devoted To You"yu söylüyor. Frenchy'nin güzellik okulu meselesi yüzünden Teen Angel'ın şarkısını dinliyoruz, sonra araba sahnesinde "All Alone at the Drive-In Movie"yi söylüyor Danny, Keşke Sandy'i de söyleseydi diye beklememe rağmen ne yazık ki söylemedi. Arkasından Rizzo'nun hamilelik ihtimali, yine çekişmeler, Rizzo'nun "There Are Worse Things I Could Do" şarkısı, Sandy'nin değişeceğini söylediği "Look At Me I'm Sandra Dee Reprise", sonra Sandy'nin cici kız'dan dönüşümü ve "You're The One That I Want" ve tüm kadro ile "We Go Together" söyleniyor. Tabii tüm müzikal boyunca Vince Fontaine arada sunumlarını yapıyor. Özellikle de balo sahnesinde ve müzikalin en başında seyirciyi de oyuna katmasıyla çok eğlendiriyor.

Oyunculuk anlamında neler var kısmına gelirsek:

Derek Keeling(Danny Zukko): zaten Grease Broadway'de de sahne almış bir isim. Kendisini You're The One That I Want Grease seçmeleri yarışmasından hatırlıyorum. Yarışmayı kazanamamıştı ama çok yetenekli olduğu kesindi. Bir kere çok yakışıklı, çok enerjik, çok yetenekli ve vokal olarak da çok başarılı bir isim. Sahneyi ses tonuyla, tavırlarıyla tamamen dolduruyor. Danny Zukko zaten çok sevilesi bir karakter olduğu için, otomatikman hayran oluyorsunuz. Sesini Sandy ile konuşurkenki kibar tonundan bir anda cool Danny moduna dönüştürmesi süperdi özellikle.

Brandi Burkhardt(Sandy Dumbrowski): Bu bayanı ilk başka Jekyll & Hyde müzikalinin concert cast'ından tanımıştım, bir de öncesinden Frank Wildhorn'un eski nişanlısı olduğunu okumuştum. Mamma Mia performanslarını izlemiştim. Öncelikle güzelliği tescilli olan bu oyuncu sesi de güzel olan bir yetenek. Ama oyunculuk konusunda benim için sınıfta kaldığını söylemem gerek. Belki de müzikalin etkisidir bu, Sandy zaten hepi topu 2-3 şarkıda vardı(filmde ve normalde müzikalde öyle değildi, normalde Sandy karakteri konuya inceden yayılırken burada Sandy'i çoğu şarkıda ve dans sahnesinde görmüyoruz). Dans sahnelerinde ise Sandy'nin beni benden aldığını söyleyemeyeceğim açıkçası. Diğer kadronun yanında sönük olduğunu düşündüm Brandi'nin, ancak yine de sesi gayet hoş olmasına rağmen, Olivia kadar ince olmadığından çok ince notaları yapmıyor. Olivia Newton-John'un sesinin gerçekten eşsiz olduğunu orada anlıyorsunuz zaten.

Jake Odmark(Kenickie): Filmde de aşık olduğum karakter Kenickie'ydi. Sanırım müzikalde de en sevdiğim karakter yine Kenickie oldu, oyuncunun çok yetenekli olması çok iyi bir dansçı olması, Rizzo ile çekişmeleri, Greased Lightning'deki performansı ve en önemlisi, arabanın adını her söylediğinde kollarını açması ve şimşek çakması inanılmaz eğlenceliydi. Bir espriye defalarca gülebiliyormuş insan, sanırım hiç eskimeyecek bir espri.
Oyuncu 6 yıl önce Danny'i oynuyormuş ve sonra bu kadroya katılıp Kenickie'yi canlandırmaya başlamış, ve aşık adam rollerindense bu rolün kendisine daha çok yakıştığını söylüyor. Gerçekten role inanılmaz yakışıyor, sanırım biraz daha devam edersem bu oyuncuya övgüler yağdırmaya devam edeceğim :)

Caroline Bowman(Rizzo): İtiraf etmeliyim filmde en sevdiğim karakter Rizzo'dur, nedense karakter sevgim müzikalde de aynı şekilde oldu. Caroline Bowman muhteşem sesli, muhteşem fizikli, muhteşem bir dansçı ve müzisyenmiş. There Are Worse Things I Could Do'yu Stockard Channing'den dinlemeye alışmış bir insana bile şapka çıkarttıracak bir performansla şarkıyı seslendirmesinin yanında, Look At Me I'm Sandra Dee'deki eğlenceli performansı da beni kendisine hayran bıraktı.

Angela Birchett(Teen Angel): Sanırım gecenin en muhteşem en inanılmaz sesiydi. Kıvanç Tatlıtuğ bu rolü nasıl kotardı(ya da kotaramadı) bilemem ama bu kadının sesi gibi eşsiz bir sesi duymak bile benim için inanılmaz bir keyifti.

Benjamin J. McHugh(Vince Fontaine): Heyy heyyyy heyyyyy, Vince Fontaineee diye cümlesine başlayan bir radyo sunucusu ve gecenin Türkçe dahi konuşabilen show öncesi eğlendiricisi olan oyuncu sanırım Grease'in en ama en eğlenceli ismiydi.

Ve geri kalan cast, Frenchy, Sonny, Roger, Doody, Marty, Patty, Jan, Eugene, Miss Lynch, Cha Cha, Johny Casino ve dansçılar koro orkestra, hepsi ama hepsi harikaydı. Tek kelimeyle harika bir geceydi, açıkçası bu tarz deneyimleri daha çok yaşayıp, bu tarz müzikalleri keşke Türkiye'de daha fazla izleyebiliyor olsak. Belki Broadway'de sahnelenen ihtişamlı sahne show'ları olan Grease'ler gibi değildi ama yine de ben şahsen yerimde, Grease filminde dans sahnesinde kavalye bulamayıp oturdukları yerden dans eden kızlar misali, sürekli hareket halindeydim, böyle güzel bir geceyi bir daha kimbilir ne zaman yaşayabileceğim.
Sevgiler,
Oya

2 yorum: