15 Mart 2010 Pazartesi

Red Hot Broadway - Broadway Müzikallerinden Seçmeler

Öncelikle itiraf ediyorum, gösteri başlamadan önce ve sonra TİM Maslak Show Center'ın girişinde solda olan ufak odadaki posterlere sulanan bendim! Satılık sanmıştım, kapıyı birkaç kez yokladım, içeri alacaklar sandım, orda en az bir 10 tane poster gözüme kestirdim. Çıkışta kapı gene açık değildi, görevlilere sordum, kendileri gayet sabırla onların sergi amacıyla bulunduğunu ve Türker İnanoğlu'nun şahsi koleksiyonundan olduklarını, Türvak müzesinden başkalarını da görebileceğimi söylediler. Ben ciğer görmüş kedi gibi posterler için sulanırken biraz üzüldüm açıkçası. Özellikle Phantom of the opera posteri için kafamda uygun koyacak yer bile belirlemiştim :) Şunu da belirtmeliyim ki Tim Maslak Show Center'ın girişinde asılı bulunan afişler ve posterler gerçekten her müzikal severin iştahını kabartacak kadar güzeller.

Red Hot Broadway'e gelirsek, bu gösteri için Broadway'in en "ateşli" müzikali diyorlardı tanıtımlarda. Açıkçası ben videolarda gördüğüm kadarıyla daha büyük bir kadro bekliyordum, ve TİM Maslak Show Center'ın da daha büyük olduğunu sanıyordum. Ama bunların hiçbiri sorun olmadı pek tabii. Şunun şurasında İstanbul'da kaç tane müzikal izleme şansımız oluyor ki, üstelik bu kadar başarılı bir kadronun gösterisi olunca tadına doyum olmuyor.Gayet müzikal aşkınızın doruk noktasına ulaştığı ateşli ve coşkulu, müzik dolu, yetenek dolu, dans dolu bir gösteri izliyorsunuz.

Gösteride neler söylediklerine gelirsek, A Chorus Line, Joseph and the amazing technicolor dreamcoat, Grease(keşke en meşhur şarkılardan birkaçını daha söyleselerdi, çünkü harikalardı), Thoroughly Modern Millie, My Fair Lady, Hello Dolly, Cabaret, Chicago, Les Miserables(dinlediğim en iyi One Day More yorumlarından biriydi), Chess(I Know Him So Well ha-ri-kaydı!), Mamma Mia(orda kalkıp dans etmemek için zor durdum), Blues Brothers, Copacabana, The Rocky Horror Picture Show, Cats, Evita, 42nd Street vs vardı. Şarkıların aralarında hangilerinin çaldığını ve hikayelerini anlatmaları ise çok güzel bir detaydı. Özellikle anlatıcının(yetenek abidesi diyorum kendisine) aksanını birden Grease'deki Danny gibi değiştirip seyirciyle şakalaşması gösteriyi interaktif yapmanın yanında çok eğlenceli kıldı.

Kadrodaki isimleri ne yazık ki tüm internette aradım bulamadım, eminim ki bir yerlerde yazıyordur, araştırmak istediğim birkaç müzisyen var. Özellikle lead'leri çok başarılı buldum, sarışın genç vokal ve kızıl olan bayan vokal ise efsaneydi. Geri kalan kadro da öyle. Bana muhteşem bir 2 küsür saat yaşattılar. Hair, Jesus Christ Superstar, Phantom Of The Opera, Sunset Boulevard da keşke olsaydı da dinleseydik dediğim müzikallerden bazılarıydı.

Bu gösteri benim için Grease müzikaline gitmeden önce ön gösterim gibi oldu, müzikal açlığımın ne denli kabarmış olduğunu farkettim. Keşke çok daha fazla müzikal gösterisi olsa da izlesek ancak Türkiye'de bu kültür ne yazık ki çok yaygın değil. Umarım çok yakın bir zaman sonra yeni canlı müzikal izlenimleriyle bir şeyler yazabilirim. Biliyorum Broadway gibi bir kültürümüz yok, olmayacak, ama tiyatro ve konser hariç ikisinin arasında olan ve dünyanın en keyifli seyirliği olan müzikallerin de yeterince değerinin anlaşılmamasına üzülüyorum.

Sevgiler,
Beatlefan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder