7 Eylül 2009 Pazartesi

I Hate Men (Kiss Me Kate)

Bazen kim nefret etmiyor ki gerçekten :) 


Bugün canım oyun içinde bir oyundan söz etmek istedi. Ana oyunumuz Shakespeare'in The Taming of the Shrew'u. Türkçe'ye nasıl çevireyim bilemedim, ya da nasıl çevrilmiş onu da bilemiyorum. Bir şirreti eğitmek yola getirmek falan mı desem acaba? Bu oyunu içinde barındıran oyun da bir müzikal. O da Kiss Me Kate. Karışık oldu biliyorum. Yavaş yavaş gidelim. The Taming Of The Screw bir William Shakespeare komedisi. Kökenleri 1590-1594 arasına dayanıyor. Hatta 1967 yılındaki film versiyonunu da şiddetle öneririm. Başrollerde Elizabeth Taylor ve Richard Burton vardır ve yönetmen de Franco  Zeffirelli'dir. Çok komiktir bu film. Çok eğlencelidir. Bunun Kiss Me Kate'le alakası ise, müzikalin içersinde geçen oyun olmasıdır. Kiss Me Kate ise bambaşka bir hikaye...


Ünlü müzikal bestecisi Cole Porter attan düşerek çok ciddi bir kaza geçiriyor, ancak bu kazadan sonra kariyerinde düşüş yaşıyor ve çok insan artık kendisinin modasının geçtiğini düşünüyor. Ancak Porter, cevabı Kiss Me Kate müzikaliyle veriyor. Broadway'e bomba gibi düşen müzikal, 1949 yılında en iyi müzikal dalında Tony ödülünü de kapıyor. 


Karakterlerden kısaca bahsedecek olursam, öncelikle elimizde bir adet Fred Graham var, kendisi bir Broadway müzikal yönetmeni olup The Taming Of The Shrew'un müzikal versiyonunu yönetiyor ve başrolünde oynuyor. Rol arkadaşı ise eski karısı olan Lilli Vanessi adlı eski müzikal yıldızı, yeni film divası. İki oyuncu Fred'in yöneteceği müzikalde Petruchio ve Katharine'i(yani Kate diyelim biz ona) canlandıracaklar. Ancak olaylar o kadar basit değil. Sahne arkasında bolca kavga gürültü var, bi yandan Fred'in yeni kız arkadaşı yani Lois Lane(evet adı gerçekten de şu Superman'deki Lois Lane ile birebir aynı) de müzikalde Bianca'yı canlandıracak ama bi yandan Bill adlı başka bir karakterle de bir ilişkisi var, ve Bill de müzikaldeki Lucentio. Biliyorum karıştı her şey. Zaten karmakarışık bir o kadar da eğlenceli bir konu içinde konular yumağıdır Kiss Me Kate. Fred Lois'e çiçek gönderir ve bu Lilli'nin eline geçer, şirret olan Kate'i canlandıracak olan Lilli de bunu sahneye çıktığı an öğrenir ve müzikal esnasında gerçekten "şirret"liğini gösterir. Olaylar daha da karmaşıklaşır yeni karakterler eklenir, gangsterler askerler vs işin içine karışır derken, mutlu bir sonla ancak güldürmekten karna ağrılar sokmaya neden olarak biter müzikalimiz. 


Ben müzikal versiyonunu ilk olarak 2003 TV versiyonuyla izlemiştim. 1999 Londra versiyonunun TV'de 2003'de yayınlanmış, canlı seyircili halinin başrolünde, Brent Barrett, Rachel York(bu kadın hakkında sayfalarca yazabilirim) ve Nancy Kathryn Anderson gibi isimler mevcut. Müzikalin daha yeni versiyonlarını da izledim ancak kimse, şirret Kate'i Rachel York kadar komik, doğal ve bir o kadar da nefis oynayamıyor. Rachel York için, Julie Andrews'un o sese sahip olmak için ölürdüm dediği biliniyor. Burda bahsettiğimiz muhteşem Julie Andrews. O bile bunu söylüyorsa, bana güvenin bu kadında gerçekten pür yetenek var.


Neyse sonuca gelirsek, müzikalin benim için en keyifli eserlerinden olan I Hate Men'in videosunu eklemek istedim. Kate size de anlatsın neden erkeklerden bu kadar nefret ettiğini. Aslında düşünüyorum da, şarkı sözlerinde geçen bir çok konuda haksız da sayılmaz hani :) Katılmamak elde değil.





Sevgiler.
Oya (a.k.a. yola getirilemeyen "Shrew" :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder